Filtreler
Filtreler
Bulunan: 13 Adet 0.001 sn
Hegel’in tarih felsefesi’nde özgürlük ve ilerleme

Dinçsoy, Ziya

Yüksek Lisans | 2018 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

ÖZETBu tezde Hegel'in Tarih Felsefesi'ndeki özgürlük (Freiheit) ve ilerleme (Progress) kavramlarına odaklanıyorum. Bu iki kavram Hegel'in Tarih Felsefesi'nin merkezi kavramlarındandır. Bu iki kavramı ele alırken hem tarihsel hem de pratik örnekleri dikkate aldım. Bu yaklaĢımın, Hegel'in yaklaĢımını mümkün olduğunca orijinal/özgün olarak sunmanın en iyi yollarından biri olduğunu ortaya koydum.ABSTRACTIn this thesis I focus on the concepts of freedom (Freiheit) and progress (Progress/Fortschritt) in Hegel‟s Philosopy of History. This two concepts are central concepts in Hegel's Philosophy of History. I took into account both historica . . .l context and practical examples when I dealt with these two conceps. I suggested that this approach is one of the best ways to present Hegel‟s approach as original as possible Daha fazlası Daha az

Kur’an merkezli bir yaklaşımla ahlak dışı davranışların aklileştirilmesi

Eren, Saadet

Yüksek Lisans | 2019 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

ÖZETBu çalışmada düşünce tarihi boyunca insanların üzerinde durduğu ahlakideğerler hem felsefi boyutuyla hem de ahlak merkezli bir din olma niteliğiyle İslamve Kuran perspektifinde değerlendirilmeye çalışılmıştır. İnsan davranışlarının nasılolması gerektiği üzerinde duran ve bu davranışları iyi kötü nitelemeleriyle ifade edenahlak, İslam düşüncesinde oldukça geniş yer bularak çalışmaların hem iyi ve kötününnasıl ortaya çıktığı hem de ahlakiliğin temellendirilmesi gibi konular üzerindeyoğunlaşıldığı gözlenmektedir.Ahlak dışı davranışların psikolojik ve toplumsal açıdan pek çok nedeni tespitedilebilir olsa da çalışmamızda Kur'an'ın ah . . .laki ölçüsüne göre sapma olarakdeğerlendirilen ahlak dışı davranışların tespiti yapılarak, o davranışların hangibahanelere bürünerek mantıksal bir tercih gibi sunulduğu üzerinde durulmuştur. Yaniher sapma davranışı ele alınmayıp, aklileştirilenler üzerinde yoğunlaşılarakbahaneleri üzerinden kritik edilmiştir. Allah aklileştirmeleri kendi akli açıklamalarıylageçersiz kılarken insanların sapmalarını önlemede bir öğüt ve uyarıcı olan Kur'an'ındavranışlara yön verme niteliğinin incelenmesi büyük önem taşımaktadır.ABSTRACTIn this study, the moral values that people have emphasized throughout thehistory of thought have been tried to be evaluated from the perspective of Islam andthe Qur'an both in terms of their philosophical dimension and being a moralitycentered religion. It is observed that morality, which emphasizes how human behaviors should be and expresses these behaviors with good and bad qualifications, finds a wide place in Islamic thought and focuses on issues such as how good and evil emerge in foundation of morality.Although many psychological and social causes of unethical behaviors can beidentified, in our study, it has been emphasized which kinds of excuses are presentedas a logical choice by determining the unethical behaviours which are evaluated asdeviations according to the moral measure of the Qur’an. In other words, All thedeviation behaviours haven’t been criticized but the ones which have been rationalizedare focused on through excuses and have been criticized. It is of great importance toexamine the nature of the Qur'an, which is a sermon and a stimulus in leading thedetermining the charateristic of the people behaviours , to prevent the deviations ofpeople while Allah invalidates rationalizations with his own wisdom Daha fazlası Daha az

Bilim Felsefesinde zaman

Gürsoy, Seval

Yüksek Lisans | 2019 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

ÖZETİnsanlık Tarihinde, mitolojik yaklaşımlarda dahil olmak üzere düşünen insanlarıngünümüzde de hala çözmekte zorlandıkları boyutları çok yönlü olan fiziğin, adetaaltından kalkamayıp, metafiziğe emanet ettiği zaman ile ilgili yaklaşımlarını Antikçağdan başlayarak incelemek istedim. İlk çağlarda tanrıları bile denetleyen bir güç,bir düzenleme aracı olarak görülen zaman, Aristoteles ile varolanlar sınıfından mı?Varolmayanlar sınıfından mı? İncelenmesi gerektiği sorgulanmış ve sonunda nesneyeait bir özellik olarak görülmüştür. Augustinius’da teolojik bir kaygıyla yaklaşılanzamanın gerçekliği sorgulanmakla beraber, Bergson’un bilinçtek . . .i zaman anlayışınınakapılarını açmıştır. Newton’un Aristotales çizgisinde ve hareketle açıklamayaçalıştığı, mutlak ve nesnel zaman anlayışı, Kant’da ise, zaman anlayışının yeriniözneye bıraktığı, Descartes’in töz, Einstein’in izafi olarak gördüğü zamanın idealist verealist bakış açıları ile ontik, ontolojik ve epistomolojik kuramalarla ele alınmasıgerektiği aktarılmaya çalışılmıştır. ...ABSTRACTIt is my wish to examine the concepts about time even philosophers of mythological approach in human history and yet today could not succeed to slove mutli dimensional physics and wich is commended to metaphysics sine the antiquity. Is the time itself-which had controlled even the gods in primitive ages, which had been seen as a regulation device- class of beings of Aristoteles? Or is it in the class of non-beings? It has been decided to be questioned and eventually it’s been seen as a quality of the object. However, the reality of time is being questioned with a theological concern at Aristoteles, it has opened the Gates for Bergson’s concept of tine in consciousness. Absolute and objectibe time concept wich Newton had tried to explain with action by following the footsteps of Aristoteles, had left its place to the subject concept of Kant and to the essence of Descartes, it has also been tried to be explainde that tine should be approached with ontic, ontological and realist concepts which were seen by relativity of Einstein Daha fazlası Daha az

Niccolò Machiavelli’de din-siyaset ilişkisi

Tanrıverdi, Ferhat

Yüksek Lisans | 2019 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

ÖZETDin-siyaset arasındaki ilişki, siyaset felsefesine yönelik araştırmalardagenellikle merkezî bir konumda bulunmaktadır. Çünkü din ve devletin varlığı,toplumlar açısından vazgeçilmez bir mevkide durmaktadır. İnsanlık tarihi boyuncadinsiz bir topluluğun varlığından söz etmenin imkânsızlığı kadar, devletsiz birtoplumun var olduğu da görülmemiştir. Bu bağlamda, geç dönem Ortaçağ veRönesans süreçlerindeki Batı Avrupa’da meydana gelen siyasî mücadelelerin, dinsiyaset ilişkisi açısından bir laboratuvar niteliği taşıdığı düşünülmektedir.Rönesans’ın beşiği olarak kabul edilen İtalya’da siyasî istikrarsızlıkların, toplumsalve ahlakî yozlaş . . .manın içerisinde yaşayan, politik deneyimleriyle ve geliştirdiğisiyaset teorisiyle modern siyaset anlayışının tohumlarını atan Machiavelli, Ortaçağboyunca inşa edilen Katolik din anlayışına karşı realist bir tavırla din-siyasetarasındaki ilişkiyi bütünüyle tersyüz etmiştir.ABSTRACTThe relationship between religion and politics is often central to research inpolitical philosophy. Because of the existence of religion in every society and state asan institution stands in an indispensable position for almost all societies, throughoutthe history of mankind, these two have been in close interaction. In this context, it isthought that the political struggles that took place in Western Europe during the lateMiddle Ages and Renaissance periods were a laboratory for the relationship betweenreligion and politics. Machiavelli, living in a period of political instability, social andmoral degeneration, which was accepted as the cradle of the Renaissance, sows theseeds of modern political understanding with his political experiences and politicaltheory he developed and turns out the relationship between religion and politics witha realistic attitude against the Catholic religion constructed in the Middle Ages.Machiavelli, who took an amoralist approach against all the moral principles putforward by the church, independentized politics with the concepts such as virtu andfortuna, which he placed at the center of his theory, and made religion find thelegitimacy of politics by making it the device of political power Daha fazlası Daha az

Walter Benjamin : Modern şehir ve sanat

Erdem Pehlivan, Pelin

Yüksek Lisans | 2019 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

ÖZETBu çalışmada ilk olarak tarih boyunca şehirsel organizasyonlarda ve sanatbiçimlerinde çeşitli koşullara bağlı olarak yaşanan değişim araştırılmıştır. Bubağlamda çalışma, tarih öncesi dönemlerde ilk insanların yaşadıkları yerleri ve sanatıdinsel koşullara bağlı olarak nasıl şekillendirdiğine odaklanmış ve dinsel etkininşehir ve sanat üzerinde daha da görünür hale geldiği İlkçağ ve Ortaçağ dönemlerinikapsayacak şekilde genişletilmiştir.Çalışmanın ilerleyen bölümlerinde sekülerleşmeyle birlikte felsefe tarihindekibelki de en büyük kırılmanın yaşandığına ve bu kırılma sonucunda da insanı merkezealan yeni bir yapının doğduğuna değini . . .lmiştir. Yaşanan bu kırılmanın şehir ve sanatüzerinde yarattığı sarsıcı izler ise Modern Çağ üzerinden araştırmaya açılmış ve budönemin en ünlü düşünürlerinden biri olan Walter Benjamin’in gözündenincelenmiştir.ABSTRACTThis study, first of all, investigates the change experienced in urbanorganizations and art forms depending on various conditions throughout history. Inthis sense, the study focuses on how people in prehistoric times shaped where theylive and the art depending on religious conditions, therefore, study's extended tocover Antiquity and Medieval periods where the influence of religion becomes morevisible in city and the art.In the following parts of the study, it is mentioned that with secularization,probably the biggest break has experienced and as a result of this break a newanthropocentric structure has been born. The significant traces of this breaking pointon the city and art is researched through the Modern Age and examined from theeyes of one of the most famous thinkers of this period, Walter Benjamin Daha fazlası Daha az

Kur’an-ı Kerim’de insan ve özelliklerinin din eğitimi açısından değerlendirilmesi

Duran, Şamil

Yüksek Lisans | 2019 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

ÖZETDin eğitimi insan içindir insanın mutlu, huzurlu, dengeli ve üretken bir yaşam sürmesi için insanlığa yapılan ilahi bir yardımdır. Din eğitimi insana dünya hayatında yaşarken zora düşmemesi ve ümitsizliğe kapılıp tükenmemesi için bir takım yön tabelaları, yol haritaları ve değerler sistemi sunar. İnsanın kendi fıtratını tanımasına ait bilgisi çok az olduğu için ne olduğunu ne olması gerektiğini ve içinde var olan özelliklerini nasıl kullanacağını öğretir. Din eğitimi insana bu noktada yardım etmekte ve kılavuzluk yapmaktadır. İlahi yardım da bu dünyada problemi, sıkıntısı olanlara gelir. Bu yardımın en uygun biçimde gerçekleşebi . . .lmesi için dinin insana etki edici öğretileri doğru bir din eğitim anlayışı içerisinde sunulmalıdır.Din eğitiminin ve din eğitimcilerinin en önemli görevi insanları din konusundaki yanlış bilgilerden, bidat ve hurafelerden arındırarak, onlara sağlıklı bilgiler sunabilmeleri ve bu doğrultuda insanları aydınlatmalarıdır. ...ABSTRACTReligious education is for the good of humankind. It is a divine assistance to lead a happy, peaceful, balanced and productive life. It provides a set of directions, road maps and a system of values to ensure that people do not fall into hardships and be driven to despair while living their lives. Religious education helps and guides people as they have little to no information to recognize their own nature. It teaches them who they are, who they can be and how to use one’s potential to achieve this goal. Divine assistance comes to people with problems. In order for this assistance to be realized in the most appropriate way, profound creeds of religion should be presented to people with a proper understanding of religious education.The most important task of religious education and educators is to free people from false information, heresy and superstitions by providing them with accurate information and to enlightening them. .. Daha fazlası Daha az

Sinema ve Felsefe

Özaltun, Merve

Yüksek Lisans | 2019 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

ÖZETBu çalışmada sinemanın felsefeyle olan ilişkisi ele alınmaktadır. Bunun için buçalışma öncelikle Dünya Sinema Tarihi’nde etkili olan dört büyük ülkeden bahseder:Fransa, İtalya, Almanya ve Rusya. Ardından bu ülkelerin Türkiye sinemasınaetkilerinden söz edilir. Sinema tarihinin sunduğu kavramlar, düşünceler vesinematografik imgeler aracılığıyla, sinema tarihi ve düşünce arasında bir bağlantıkurulmaktadır.Çalışmanın ikinci bölümünde sinema ve felsefe arasındaki ilişki dört başlıkaltında değerlendirilmektedir. Sanat olarak sinemanın görme eylemine yaptığı katkıdile getirilmektedir. Bir düşünme çabası olarak sinema ve felsefenin birb . . .irlerini nasıletkilediklerinden söz edilir. Bu bağlamda Fransız filozof Henri Bergson’un sinemave felsefeye dair görüşleri esas alınmaktadır. Daha sonra sinemanın bir görseldüşünme çabası olarak gerçeklikle kurduğu bağ izah edilmiştir. Zaman kavramınınbir imge olarak filmlerin anlatı yapısında dolaylı bir biçimde kendini nasıl gösterdiğianlatılmaktadır.ABSTRACTIn this study, the relation between cinema and philosophy is discussed in theframe of four big countries that are effective in the world’s cinema history: France,Italy, German and Russia. Following this, the influence of these countries onTurkey’s cinema is mentioned in this study. A connection between the history ofcinema and thought is linked by means of notions, ideas and cinematographic imagespresented by the history of cinema.The relation between cinema and philosophy is evaluated under the four titlesin the second chapter of the study. The contribution of cinema as art to the act ofseeing is expressed. As a thinking effort, It is told about how cinema and philosophyaffect each other. In this context, French philosopher Henri Bergson's views oncinema and philosophy are based. Then, the connection of cinema with reality as aneffort of visual thinking is explained. How the concept of time manifested itselfindirectly in the narrative structure of films as an image is explained Daha fazlası Daha az

Yezidiliğin oluşumunda islam dışındaki dinlerin etkisi

Betül Yüksel

Yüksek Lisans | 2019 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

ÖZETYezidilik, Ortadoğu’da yaşayan birçok din ve dinsel geleneğin sentezine dayalı senkretik yapıya sahip bir dindir. Tarihsel süreç olarak bakıldığında diğerlerine nazaran daha sonra ortaya çıkmış olan Yezidiliğin, çevresinde var olan inançlardan oldukça etkilendiği göze çarpar. İlk başlarda İslam içerisinde ortaya çıkan bir tarikat/mezhep/hareket olarak doğmuş olmakla birlikte zamanla bölgede bulunan diğer bazı inançların da etkisiyle başlı başına bir din haline gelmiştir.Yezidiler, kendilerini kutsal bir soyun devamı olarak nitelendirdiklerinden ve Yezidiliğin etnik kökenli dinsel bir gelenek sayılmasından dolayı, inançlarının ka . . .pılarını kendilerinden olmayanlara kapatmış olmaları, onlar hakkında bilgi edinmeyi güçleştirmektedir.Yezidilik çoğu zaman, İslam içinden çıkan bir mezhep olarak görüldüğü için, Mezhepler Tarihi verileriyle araştırılmış ve bu çerçevede yazılan kitapların içinde kendine yer bulmuştur. Bu çalışmada ise farklı bir bakış açısıyla Dinler Tarihi metotları ile değerlendirilmiştir. Çalışmamızda öncelikle Yezidiliğin ne olduğu ve tarihi hakkında bilgi verilmiş, ardından Yezidilikte inanç, ibadet ve bayramlar ...ABSTRACTYezidism is a syncretic religion based on the synthesis of many religions and religious traditions living in the Middle East. When viewed as a historical process, Yezidism, which emerged later than others, is quite influenced by the beliefs that exist around it. Although it was born as a sect / movement that emerged in Islam at first, it became a religion in itself by the influence of some other beliefs in the region.The Yezidis call themselves a continuation of a holy lineage. And they believe Yezidism considered a religious tradition of ethnic origin. Because of that they have closed the doors of their faith to those who are not like them. All those reasons make it difficult to learn about them.Since Yazidism is often seen as a sect coming out of Islam, it has been researched with the History of Sects and found itself in the books written within this framework. In this study, the history of religions was evaluated from a different perspective. In our study, firstly information about the history of Yezidism was given, then the beliefs, worship and feasts in .. Daha fazlası Daha az

SØren Aabye Kierkegaard ve Jean-Paul Sartre’da varoluşçuluk ve inanç

Eda Gümüş Arıtürk

Yüksek Lisans | 2019 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

ÖZETBu tez çalışmasında varoluş ve inanç kapsamında, varoluşçu felsefenin önemliisimlerinden olan Søren Aabye Kierkegaard ve Jean-Paul Sartre incelenmektedir. Buamaçla iki filozofun felsefelerindeki benzer ve farklı yönler karşılaştırılmakta bukapsamda “varlık”, “varoluş”, “kaygı”, “özgürlük”, “bulantı”, “saçma” gibikavramları nasıl ele aldıkları irdelenmektedir. İncelemenin ilk kısmında varoluşçufelsefenin başlıca temsilcileri ve felsefeleri açıklandıktan sonra, sonraki kısımlardaKierkegaard ve Sartre’ın felsefi görüşleri ele alınmakta, devamında ise her ikifilozofun karşılaştırmalı bir analizi yapılmaktadır. Tez çalışması, her iki . . . filozofunvaroluşçu felsefenin temel savı olan “varoluş özden önce gelir” düşüncesinibenimsemekle beraber Sartre’ın varoluş ve öz ilişkisini “özgür istence” Kierkegaard’ın ise “karar verme” üzerinden çerçevelendirdiği iddia edilmektedir. Heriki filozof da “kaygı”, “özgürlük”, “bulantı” ve “saçma” kavramları için bireyinbiricikliğini ve felsefenin öznel yönünü düşüncelerinin merkezine almış olmaklaberaber Sartre, felsefesini Tanrı’nın yokluğu Kierkegaard ise Tanrı’nın varlığı üzerinetemellendirmektedir. ...ABSTRACTThis dissertation examines the leading figures of the existential philosophy, SørenAabye Kierkegaard and Jean-Paul Sartre, within the scope of existence and belief. Forthis purpose, their philosophies are compared in relation to the examination of theirapproaches to such concepts as being, existence, anxiety, freedom, nausea and theabsurd. After explaining the philosophies of the key representatives of existentialismin the first part of the dissertation, the following sections discuss the philosophicalviews of Kierkegaard and Sartre by a comparative perspective. It is argued that bothphilosophers adopt the idea “existence comes before essence”, which is the basicpremise of existential philosophy. Nevertheless, Sartre frames existence and essencerelationship through “free will” while Kierkegaard analyses the same relationshipthrough “decision-making.” Both philosophers have placed the individual'suniqueness and the subjective aspect of philosophy at the centre of their thoughts forthe concepts of anxiety, freedom, nausea and nonsens Daha fazlası Daha az

Görme yetersizliği olan bireyler ve dini başa çıkma

Sevgi Savcı Bahçekapılı

Yüksek Lisans | 2019 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

ÖZETBu çalışma görme yetersizliği olan bireylerin hayatları boyunca karşılaştıkları problemlerle başa çıkma sürecinde dini başa çıkma etkinliklerini ne sıklıkla kullandıklarını konu edilmektedir. Görme yetersizliği olan bireylerin hayata bakış açılarını yansıtmak, karşılaştıkları problemleri nasıl ele aldıklarını gözlemlemek, bu problemlerle baş etme sürecinde olumlu ya da olumsuz ne tür dini başa çıkma yöntemlerine başvurduklarını tespit etmek araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında bireylerin cinsiyet ve yaş gibi demografik özellikleriyle dini başa çıkma eğilimleri arasındaki ilişkiler de incelenmiştir. Ar . . .aştırma, ilişkisel tarama yöntemine uygun, anket tekniğinin kullanıldığı bir saha araştırması niteliğindedir. Örneklem, görme yetersizliği olan bireylerden oluşmaktadır. Yaşları 18 ile 45 arasında değişen 108 kişiye, Pargement, Koenig ve Perez (2000) tarafından geliştirilen ve Ayten (2010) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Dini Başa Çıkma Ölçeği” uygulanmıştır.Araştırma sonucunda, “görme yetersizliği olan bireylerin Allah’a yönelme, hayra yorma, toplumsal dini yakınlaşma, doğru tevekkül ve yakarış ve dini dönüşüm ve istikamet arayışı gibi olumlu dini başa çıkma etkinliklerine, şerre yorma, dinsel sosyal mesafe, manevi hoşnutsuzluk ve yanlış tevekkül gibi boyutların kapsadığı olumsuz dini başa çıkma etkinliklerine göre daha sık başvurdukları” belirlenmiştir.ABSTRACTThis study is on how frequently visually impaired individuals use religious coping activities for overcoming the problems they face throughout their lives. The main objective of the study was reflecting the perspectives towards life of visually impaired individuals, observing how they handle the problems they face and determining the positive or negative religious coping methods they use during the period of coping with these problems. In this study the relationships between the demographic properties of individuals such as gender and age with their tendencies for religious coping have also been examined within the scope of the study. The study was carried out in accordance with the relational screening model and as a field study in which the questionnaire method was used. The sample group consists of visually impaired individuals. The “Religious Coping Scale” developed by Pargement, Koenig and Perez (2000) which was finalized by Ayten (2010) was applied to a total of 108 people whose ages vary between 18 and 45.It was determined as a result of the study that ‘visually impaired individuals use positive religious coping methods such as inclination towards Allah, benevolent religious appraisal, social religious convergence, proper submission, pleading and religious transformation more frequently in comparison with negative religious coping activities such as malevolent religious appraisal, religious social distancing, spiritual discontent and improper submission Daha fazlası Daha az

Walter Benjamin’de Flaneur kavramı

Aydın, Ezgi

Yüksek Lisans | 2019 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

ÖZETBu çalışmada Walter Benjamin’in Pasajlar yapıtında ele aldığı flaneur kavramıdeğerlendirilmeye çalışılmıştır. Flaneur kavramının Benjamin’in felsefesinde neanlama geldiği ve flaneur kavramının nasıl bir düşünce ekseninde konumlandırıldığımodernite, modernleşme, modernizm, kapitalizm olguları bağlamında ele alınmıştır.Onun öncesinde filozofun çeşitli akımlardan etkilenen derin düşünce yapısınıanlayabilmek ve flaneur kavramının onun için ne ifade ettiğini kavrayabilmekamacıyla Benjamin felsefesine giriş niteliğinde bir sunum yapılmıştır. Flaneur’ünortaya çıkış dönemi, aynı zaman da modernleşmenin en hızlı yaşandığı dönem olanon do . . .kuzuncu yüzyıl, modernitenin başkenti olan Paris, modernleşme adı altındayaşanan toplumsal ve kentsel değişime dair yaşanan dönüşümler flanuer tipinin nasılbir atmosferde hayat bulduğunu anlayabilmek açısından adeta merkezi birkonumdadır. Paris’in kültürel görüngüleri modernliğin ardında yatan gerçekliği açığaçıkarma uğraşında olan Benjamin için önem taşımaktadır. Bu bakımdan çalışmanındevamında yaşanan bu toplumsal ve kentsel dönüşüm aktarılmış, flaneur’ün vemodernizmin mekânı olan Paris kenti etrafında kapitalizm ve modernitenin getirileriaktarılmaya çalışılmıştır.ABSTRACTIn this study, the concept of flaneur discussed by Walter Benjamin in his works ofPassages is evaluated. What the concept of flaneur means in Benjamin's philosophyand how the concept of flaneur is positioned in the axis of thought are handled withinthe context of modernity, modernization, modernism, and the phenomena ofcapitalism. First of all, in order to understand the deep mindset of philosopherinfluenced by various movements and to understand what the concept of flaneurmeans to him, a presentation is made to Benjamin's philosophy as an introductory.The emergence period of flanuer, the nineteenth century, which was the fastestperiod of modernization at the same time, Paris, which is the capital of modernity,and the transformation of the social and urban changes under the name ofmodernization are in a central position to understand what kind of atmosphere theflaneur type has come to life. The cultural phenomena of Paris are important forBenjamin, who is trying to uncover the reality behind modernity. In this respect, thissocial and urban transformation is expressed, and capitalism and the returns ofmodernity around the city of Paris which is the space of flaneur and modernism aretried to be conveyed Daha fazlası Daha az

Manevi bakım ve danışmanlığın imam hatip ortaokul öğrencilerinin ruh sağlığı ve manevi iyi oluşlarına etkisi

Pehlivan, Arzu

Yüksek Lisans | 2018 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

ÖZETBu araştırmanın temel amacı manevi bakım ve danışmanlık uygulamasının imam hatiportaokul öğrencilerinin ruh sağlığı ve manevi iyi oluşlarına etkisini ölçmektir.Araştırmanın temel hipotezi “Manevi bakım hizmeti imam-hatip ortaokul öğrencilerinin ruh sağlığını ve manevi iyi oluşlarını etkiler” şeklindedir. Araştırmanın örneklemini Manisa Yunus Emre Osmancalı İmam-Hatip Ortaokulu 7. ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır (n66). Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Beck Depresyon Ölçeği ve Manevi İyi Oluş Ölçeğinden oluşan bir anket hazırlanmış örnekleme uygulanmıştır. Beck depresyon ölçeğinden alınan puana göre (10 puan . . .ve üzeri) manevi bakım ve danışmanlık görüşmeleri 15 katılımcıyla yapılmış, görüşmelerin etkisini ölçmek amacıyla dört haftanın sonunda bu gruba son test uygulanmıştır. Araştırma sonucunda manevi bakım ve danışmanlığın imamhatip ortaokul öğrencilerinin ruh sağlığı ve manevi iyi oluşlarını olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.ABSTRACTThe main objective of this research was to measure the impact of spiritual care andcounseling on religious secondary school students’ mental health and spiritual well-being. The basic hypothesis of the research was “Spiritual care services have an impact on religious secondary school students’ mental health and spiritual well-being.” The sample (n66) consisted of Manisa Yunus Emre Osmancalı Imam-Hatip Secondary School students of the 7th and 8th grade. Data was collected via a questionnaire consisting of a demographic part, the Beck Depression Scale and the Spiritual Well-Being Scale that was applied to the whole sample. According to the results of the Beck depression scale (scoring higher than 10), spiritual counseling was given to 15 participants and post-test was applied to this group. After four weeks of counseling this group was post-tested in order to find out the impact of spiritualcounseling. Results showed that spiritual care and counseling had a positive impact onreligious secondary school students’ mental health and spiritual well-being Daha fazlası Daha az

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

creativecommons
Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Platforms