Filtreler
Filtreler
Bulunan: 26 Adet 0.001 sn
Koleksiyon [10]
Tam Metin [1]
Eser Sahibi [19]
Tez Danışmanı [20]
Yayın Türü [3]
Yayın Tarihi [5]
Yayın Dili [2]
Konu Başlıkları [20]
Dergi Adı [2]
Araştırmacılar
Moğolistan Kültürel Mirası İçinde Türk Yazıtlarının Bugünü ve Geleceği Çalıştayları Bildiriler Kitabı/

Kitap | 2022 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi

Moğolistan Hükümetinin 2019 tarih ve 69 sayılı kararı ile “Taştan Yapılmış Kültürel Miras Ulusal Programı” onaylanmış; Eğitim, Kültür, Bilim ve Spor Bakanının 2019 tarih ve A/368 Sayılı Kararı ile programın uygulanmasına yönelik eylem planı yürürlüğe girmiştir. Bahse konu eylem planının 2. maddesinin 4. fıkrasında risk altında olduğu değerlendirilen eserlerin güvenli alanlara taşınacağı hükmü yer almaktadır. Bahse konu mevzuata dayanılarak hazırlanan proje çerçevesinde 17 Ekim 2020’de Moğolistan’daki Türk yazıtları içerisinde oldukça önemli bir yere sahip olan Şine Us yazıtı bulunduğu yerden alınarak Moğolistan Kültürel Miras Merkez . . .ine nakledilmiştir. Kurum sadece Şine Us yazıtını değil, Ötüken Uygur Kağanlığının başkenti Karabalgasun’un kalıntıları yakınındaki 1. Karabalgasun yazıtından geriye kalan ejderha tepelik ve diğer parçaları da taşımıştır. Eserlerin taşınma işlemi 14 Haziran 2021 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Moğolistan Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü depolarında bulunan Tes ve Taryat yazıtları da 26 Haziran 2021 tarihinde Moğolistan Kültürel Miras Merkezine getirilmiş böylece Köktürk harfli Türk yazıtlarından dördü Merkezde kendileri için hazırlanan alana nakledilmiştir. Moğolistan Kültürel Miras Merkezi yetkilileriyle yapılan görüşmelerde yetkililere Türkiye Cumhuriyeti’nin konuyla ilgili makamlarının Moğolistan’daki Türk yazıtlarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması hususunda hassas oldukları; projenin Türk yazıtlarını da kapsaması sebebiyle Moğolistan’daki Türk yazıtlarıyla ilgili iş ve işlemlerde Türkiye’deki uzmanların da görüşlerinin alınmasının faydalı olacağı ifade edilmiş ve kendilerinden olumlu cevap alınmıştır. Moğolistan Kültürel Miras Merkezi İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesine gönderdiği resmi yazıda projeyle ve Türk yazıtlarının geleceğine ilişkin çalışmalarla ilgili olarak birisi Türkiye’de diğeri Moğolistan’da olmak üzere iki ortak çalıştay düzenlemeyi teklif etmiştir. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Türkiyat Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi, İKÇÜ-MUIS Türkoloji Araştırmaları Enstitüsü, TİKA, Türk Dil Kurumu, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ve Moğolistan Kültürel Miras Merkezi ortaklığında 27.05.2022-01.06.2022 tarihleri arasında Türkiye’de; 01.08.2022-07.08.2022 tarihleri arasında Moğolistan’da iki çalıştay düzenlenmiş, çalıştaylarda Moğolistan Kültürel Miras Merkezi tarafından yürütülmekte olan projenin tüm detayları projeyi yürüten Merkez yönetici ve uzmanlarından dinlenmiş; Moğolistan Kültürel Miras Merkezi yönetici ve uzmanlarına Moğolistan’daki Türk yazıtlarının Türk dili, tarihi ve kültürü açısından önemi anlatılarak Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu eserlere ilgisiz olmadığı mesajı 2 verilmiştir. Çalıştaylarda Moğolistan’daki Türk yazıtlarının bugünü ve gelecekleri üzerine verimli tartışmalar yapılmış; yazıtlar Türk dili, kültürü ve tarihi bakımlarından değerlendirilmiştir. Çalıştaylarda 13’ü İzmir’de 12’si Moğolistan’da olmak üzere toplam 25 bildiri sunulmuştur. Okuyucuların istifadesine sunulan bu kitapta bildiri sunumlarını gerçekleştiren katılımcıların yayımlanmak üzere tarafımıza ulaştırdıkları 18 bildiri metni yer almaktadır. İlgili metinler Çalıştay Bilim Kurulu tarafından incelenerek raporlanmıştır. Çalıştaylara sunumlarıyla katılan ve bu kitaba da destek veren katılımcı ve yazarlarımıza teşekkür ediyoruz. Bildirilerin ardından projeye dair tartışmalar yapılacak, Türkiye’den alan uzmanı akademisyenlerin projeye dair düşünceleri Moğolistan Kültürel Miras Merkezi yetkilileriyle paylaşılacaktır. Moğolistan’da yapılacak çalıştayda amaçlanan Türkiye’nin bu ülkedeki yazıtlarla yakından ilgilendiğini Moğol makamlarına göstermek; Moğolistan Kültürel Miras Merkezi tarafından yürütülen (yukarıda zikrettiğimiz dört yazıtın taşınmasını da içeren) projeyi incelemek, yazıtların ve yazıtların alındığı alanların son durumlarını görerek varsa eksiklik ve aksaklıkları rapor etmektir. İki çalıştayda sunulacak bildiri ve tartışmalar kitap olarak da yayımlanacak; sonuç bildirgeleri Türk ve Moğol makamlarıyla paylaşılarak Türk yazıtlarının ya da diğer eserlerin taşınmasını içeren/içerecek projelerde Türk ve Moğol makamlarının ortak hareket etmesinin yerinde olacağı vurgulanacaktır Daha fazlası Daha az

Akıllı Sistemlerde Yenilikler ve Uygulamaları 2017 (ASYU-2017) Konferansı - Bildiri Özetleri Kitabı

Kitap | 2017 | Akıllı Sistemlerde Yenilikler ve Uygulamaları Konferansı

Akıllı Sistemlerde Yenilikler ve Uygulamaları (ASYU) Konferansı, disiplinler arası bir konu olan akıllı sistemler alanında çalışan araştırmacıları bir araya getirmeyi ve aralarında etkin bir iletişim platformu oluşturmayı hedeflemektedir. Konferans dili Türkçe olup güncel konulardaki özel oturum ve eğitim semineri önerileri de kabul edilecektir. Konferansa gönderilen tüm bildirilerin değerlendirilmesinde en az iki hakem tarafından körleme değerlendirme yöntemi kullanılacaktır. Konferansta kabul edilen bildiriler Bildiri Özetleri Kitabı'nda özet olarak yayımlanacak ve konferansta sözlü veya poster olarak sunulan tüm çalışmalar ise ay . . .nı isimli ulusal dergide tam metin olarak yayımlanacaktır Daha fazlası Daha az

Development, production and characterization of ceramic based 3D tissue scaffolds = Seramik tabanlı 3B doku iskelelerinin geliştirilip, üretilmesi ve karakterizasyonu

Aldemir, Betül

Yüksek Lisans | 2016 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi

SERAMİK TABANLI 3B DOKU İSKELELERİNİN GELİŞTİRİLİP, ÜRETİLMESİ VE KARAKTERİZASYONU ÖZET Defekte uygun doku iskelesi üretimi kişiye özel yapay kemik uygulamalarında en kritik basamağı oluşturmaktadır. Üç boyutlu (3B) yazdırma özellikle kişiye özel uygulamalarda iç ve dış tasarımın yüksek kontrol edilebilirliği ile en iyi üretim tekniklerinden biridir. Bu çalışma kapsamında kemik doku mühendisliğine iyi bir alternatif oluşturmak üzere çinko katkılı, seramik temelli (kalsiyum sülfat (KS)) doku iskelelerinin 3B yazdırma ile geliştirilip üretilmesi ve karakterizasyon testlerinin yapılması amaçlanmıştır. 3B tasarlanan iskeleler 3B y . . .azıcı ile üretilmiştir. Çinko katkılı ve katkısız KS içerikli iskele grupları XRD, temas açısı ve SEM analizleri ile karakterize edilmiştir. Mekanik özellikleri basma testi yapılarak değerlendirilmiştir. Hücre canlılığı, MTT testi ile hücrelerin yüzeye tutunma yeteneği ise SEM gözlemleri ile belirlenmiştir. XRD analizi 3B yazıcının ticari tozu olan kalsiyum sülfat hemihidratın (KSHH), yapıştırıcı solüsyonun (binder) yüksek su içeriği nedeniyle yazdırma işlemi sonrası gypsuma dönüşmüş olduğunu, sinterleme işlemi sonunda ise su kaybı nedeni ile anhidrit formuna dönüşmüş olduğunu göstermektedir. Temas açı ölçümleri KSHH’ın hidrofilik karakterde olduğu ve ayrıca çinko ilavesinin KSHH örneklerin mekanik özelliklerini ve BMSC hücre hattının KSHH örnekler üzerindeki canlılığını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Benzer şekilde, SEM görüntülerinde görüldüğü üzere hücreler yüzeyde yassılaşarak oldukça iyi bir tutunma göstermektedirler. Sonuç olarak %0.5 çinko katkılı örneklerin kontrol, %0.1, %0.3 ve %0.5 çinko katkılı gruplar arasında en yüksek mekanik dayanıma sahip olduğu ve hücre canlılığı üzerindeki pozitif etkisinin de en fazla olduğu görülmüştür. xxiv Çalışmanın uzun vadedeki amacı, CT görüntüleme ile defekt bölgesinin belirlenmesinin ardından, hastanın kendi mezenşimal hücreleri ekildiği defekte uygun doku iskelesinin, toksik olmayan, kemiğin mekanik ve biyolojik özelliklerini sağlayan malzeme kullanılarak üretimi ile kişiye özgü doku mühendisliği alanına katkı sağlamaktır. Tez kapsamında laboratuvarımızda bulunan 3B yazıcı ile üretilebilecek doku iskeleleri için optimum malzeme kompozisyonu araştırılmıştır Daha fazlası Daha az

Environmentally-friendly, high strength lignin filled polypropylene composites = Çevreye duyarlı, yüksek mukavemetli polipropilen lignin kompozitleri

Uysalman, Tuğçe

Yüksek Lisans | 2015 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi

ÇEVREYE DUYARLI, YÜKSEK MUKAVEMETLİ LİGNİN POLİPROPİLEN KOMPOZİTLERİ ÖZET Gelişmekte olan bir alan olarak doğal elyaf katkılı kompozit malzemeler, literatürde yaygın olarak çalışılmaktadır. Lignin hem doğal bir dolgu malzemesi hem de biyoetanol ve kâğıt endüstrilerinin atığıdır. Lignin, katma değerli ürünler yaratmak için son yirmi yıldır çalışılmakta olan bir takviye malzemesidir. Bu çalışmada, doğal elyaf olarak Soda lignin kullanılmıştır. Soda lignin yapısal olarak sülfür içermeyen ve diğer lignin tiplerine kıyasla ligninin doğal yapısına en yakın olanıdır. Lignin dolgulu/takviyeli kompozitler literatürde farklı matris malzem . . .eleri ve lignin tipleri kullanılarak; karıştırma, tek vidalı eriyik harmanlama, çift vidalı eriyik harmanlama veya çözeltide harmanlama ile üretilmiştir. Yapılan çalışmaların sadece üçünde çift vidalı harmanlama yöntemi kullanılarak lignin katkılı kompozit üretildiği görülmüştür. Bu üç çalışma içerisinde sadece bir çalışmada Polipropilen matris malzemesi olarak kullanılmış ve bir diğer çalışmada da kompozitlerin mekanik özelliklerini iyileştirmek amacıyla birleştirici ajan kullanılmıştır. Yapılan çalışmalar incelendiğinde lignin katkılı polimer kompozit malzeme üretiminde matris malzemesinin polipropilen olup üretim yöntemi olarakda çift vidalı extrüder kullanılan yalnızca bir çalışma bulunmaktadır. Bu durum konunun hali hazırda çalışılan güncel ve gelişmeye açık olduğunun göstergesidir. Bu çalışmada, PP-lignin kompozitleri çift vidalı ekstrüder ile üretilmiştir. Polipropilen matrisden daha hidrofilik olan lignin birleşiminin yarattığı arayüzey uyumsuzluğundan dolayı birleştirici ajan kullanılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bundan dolayı farklı birleştirici ajanın etkisini incelemek amacı ile kütlece 10% lignin katkılı kompozitler yüzey modifikasyonlu ve modifikasyonsuz olarak çift vidalı ekstruder kullanılarak üretilmiştir. POSS (oligomerik yüzlü silseskioksan) ve ticari bir birleştirme ajanı olan FUSABOND® E265 kullanılarak 0.1%, 0.3% ve 0.5%’lik konsantrasyonlarda birleştirici ajan kullanılmıştır. Yapısal özellikleri görmek amacıyla kompozit malzemelere Fourier Kızılötesi Spektroskopisi (FTIR) analizi yapılmıştır. Termal kararlılık ısıl kütle kaybı analizi (TGA) yardımı ile belirlenmiştir. Mekanik özellikler çekme testi ve üç nokta eğme ile değerlendirilmiştir. Termomekanik özellikler dinamik mekanik analiz (DMA) kullanılarak karakterize edilmiştir. Taramalı elektron mikroskopisi (SEM) ile arayüz morfolojisi gözlenmiştir. Sonuçlar kompozitlerdeki FUSE ve POSS’un optimum miktarının lignin ve polimer arasında en iyi etkileşim olması için 0.3% olarak seçilebileceğini göstermiştir. DMA sonuçları kompozitlerin deformasyonun sıcaklıkla arttığını göstermektedir. Lignin dolgulu kompozitlerin bağ özellikleri, katkısız kopolimer. lignin ve bağlayıcı ajanların arasındaki etkileşimlerin FTIR ile analiz edilmesiyle belirlenmiştir. TGA analizlerine göre kompozitlerin bozunan kütlesi, kompozit yapısında FUSE ve POSS bağlayıcı ajanların kullanılmasıyla nispeten azalmıştır. Arayüzey morfolojisi SEM xxvi analizi ile incelenmiştir. Lignin boyutlarının homojen olmadığı ve ayrıca üretilen kompozitlerde hava boşlukları bulunduğu ve düzgün lignin dağılımının elde edilemediği görülmüştür. Mekanik test sonuçlarına göre kompozitlerin çekme mukavemeti neredeyse kopolimerin çekme mukavemeti ile aynıdır. Lignin ve birleştirici ajan ilave edilmesi ile daha rijit kompozitler üretilmiştir Daha fazlası Daha az

Developing a new uterine manipulator ( Transvaginal uterus amputation device ) for total laparoscopic hysterectomies in gynecological surgeries = Jinekolojik operasyonlarda total laparoskopik histerektomi operasyonları için yeni bir uterus manipulatörü ( Tarnsvajinal uterus ampütasyon cihazı ) geliştirilmesi

Dikici, Serkan

Yüksek Lisans | 2016 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi

DEVELOPING A NEW UTERINE MANIPULATOR (TRANSVAGINAL UTERUS AMPUTATION DEVICE) FOR TOTAL LAPAROSCOPIC HYSTERECTOMIES IN GYNECOLOGICAL SURGERIES SUMMARY Hysterectomy, that is removal of uterus, is one of the most common major operations in gynecologic surgeries. Laparoscopy technique is preferred in hysterectomy because of its advantages such as lower intra-operative blood loss, decreased surrounding tissue/organ damage, less operating time, lower postoperative infection and frequency of fever, shorter duration of hospitalization and post-operative returning time to normal activity. Firstly uterine vessels and ligaments are cauteri . . .zed respectively, and then cervicovaginal connections are cauterized and coagulated to remove uterus completely during laparoscopic hysterectomy. Uterine manipulators are used during laparoscopy to maximize the endoscopic vision of surgeons by moving related organs. However, conventional uterine manipulators have important drawbacks particularly to move uterus in three dimensions and to show cervicovaginal landmark during laparoscopic circular cauterization which is difficult and hand skill required process, and amputation of the uterine cervix. A new transvaginal uterine manipulator may overcome these important drawbacks of these currently available devices. For this reason, a 3 dimensional (3D) scanning technique was used to obtain real world data such as uterine dimensions and computer aided design software is used in designing of the new manipulator and then 3D printer was used in prototyping. Special light emitting diodes (LEDs) were mounted on the cervical cap of the manipulator to guide light beams from inside of cervicovaginal tissue to abdominal cavity to facilitate the visualization of tissue landmarks. In brief, structural synthesis, CAD and rapid prototyping of parallel manipulator with 2-dof and which allows the uterus to be manipulated in both anterior posterior and lateral axis was performed in the scope of this thesis. Furthermore, a circular LED system was designed and implemented on system to ease the determination of cervicovaginal landmark. In the light of the findings acquired from the thesis, designed manipulator has 80° range of motion in sagittal and 80° in coronal planes. Moreover, LED illumination system which can be detected easily by the laparoscope is successfully implemented on the manipulator’s cervical cap Daha fazlası Daha az

Diş tedavi merkezlerinde tıbbi atık yönetimi

Kaya, Tülay

Yüksek Lisans | 2016 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi

ÖZET Sağlık kurumlarındaki atıkların ayrıştırılması, tıbbi atıkların kontrolü, atıkların çevreye ve insan sağlığına zararsız hale getirilmesi için, atık yönetiminin iyi planlanmış olması gerekir. Bunun için de, sağlık personeline bu konuda periyodik tıbbi atık yönetimi eğitimlerinin verilmesi gerekir. Çalışmamızda, diş tedavi merkezleri ve diş hastanelerinde, atık yönetimi ve atık yönetimine ilişkin sağlık çalışanlarının bilgi ve tutumları, merkezlerin durumuna ilişkin uygulamalarını saptamak amaçlandı. Bu amaçla 20 Eylül 2015 -30 Mart 2016 tarihleri arasında, İzmir’de çalışan; 148 Diş Hekimi, 10 Hemşire,73 Ağız Diş Sağlığı E . . .lemanı, 60 Araştırma Görevlisi, 13 Öğretim Üyesi ve 48 Uzman ile görüşülmüştür. Araştırma verilerin toplanmasında “ Sağlık Çalışanları Tanıtım Formu”, “ Sağlık Çalışanları Bilgi Düzeyi Formu” , “Merkezin Atık Teslimine İlişkin Değerlendirme Formu” , “ Merkezlerin Atık Yönetimine İlişkin Durum Analiz Formu” kullanılmıştır. Verilerin analizi bilgisayar ortamında Statistical PackageforSocialSciences (SPSS) for Windows 23 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada tanımlayıcı istatistiksel metotlardan yüzde, ortalama ve standart sapma, gruplar arası normal dağılımın olmadığı durumlarda Medyan± IQR ve Mann- Whitney U, genel puan ortalamaları ile yapılan karşılaştırmalarda Pearson KiKare testi kullanılmıştır. Analiz sonuçları değerlendirilirken istatiksel anlamlılık sınırı olarak p< 0.05 kullanılmıştır. Araştırmaya katılan, sağlık çalışanlarının %7’nin bilgi düzeyleri 40-55 puan aralığında yetersiz, %44’nün bilgi düzeyleri 56-71 puan aralığında kısmen yeterli bilgi düzeyine sahip oldukları tespit edilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda, Diş Hekimlerinin, Ağız ve Diş Sağlığı Elemanlarının bilgi düzeylerinin yetersiz ve kısmen yeterli olduğu görülmüştür. Hemşire ve Araştırma Görevlilerinin bilgi 63 puanlarının diğer sağlık çalışanlarına oranla yüksek olduğu görülmüştür. Görevleri ile alınan puanlar arasındaki ilişki de bunu desteklemektedir. Sonuç olarak tıbbi atık yönetiminin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği doğrultusunda sağlık çalışanlarına periyodik eğitimler verilmesi önerilmektedir Daha fazlası Daha az

Ekoturizm ve ekogirişimcilik potansiyelinin ortaya konmasına yönelik bir araştırma : Nazarköy Örneği

Haznedar, Helin Aslıhan

Yüksek Lisans | 2016 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi

Bu araştırmanın amacı, İzmir İli Kemalpaşa İlçesine bağlı Nazarköy‟ün ekoturizm ve ekogirişimcilik potansiyelinin ortaya konulması ve yerel halkın konuya bakış açısının irdelenmesidir. Ekoturizm, doğal ve kültürel kaynaklara zarar vermeden kaynakların sürdürülebilirliğine odaklanan bir turizm anlayışıdır. Günümüzde tüm dünya tarafından desteklenen çevrenin korunması anlayışı, girişimciliğe de yansımış ekogirişimcilik kavramının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Ekogirişimcilik, mal ve hizmet üretirken doğaya zarar vermeyen bir anlayışı önceleyen işletmeciliktir ve özellikle doğanın korunması, doğaya minimum zarar anlayışı kapsamında . . .ekoturizm ile paralel gitmektedir. İzmir İli Kemalpaşa İlçesine bağlı eski adı Kurudere olan Nazarköy, Kemalpaşa‟ya 4-5 km uzaklıkta, Kemalpaşa-Torbalı yolu üzerinde, yoldan 2 km içeride, Nif Dağı‟nın eteklerinde kurulmuş, yaklaşık 400 nüfuslu bir yerleşim merkezidir. Nazarköy‟ün geçim kaynağının, kiraz, tütün ve göz boncukçuluğu/nazar boncuğu olduğu ifade edilmektedir. Araştırma kapsamında 30 kişi ile yüz yüze mülakat yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, mülakata katılanların %80‟i kadın; %76,7‟si 30-50 yaş arası; %66,7‟si ilköğretim mezunu, %90‟ı evli; %66,7‟si esnaf ve %56,7‟si 1000-2000 TL arası gelir elde etmektedir. Nazarköy‟ün ekoturizm potansiyeline yönelik sorulara verilen cevaplara göre ekoturizm etkinliklerinden festival turizmi (% 96.7); dağ/kaya tırmanışı (% 93.3); atlı doğa yürüyüşü (% 93.3); yöresel el sanatları (% 86.7); doğa fotoğrafçılığı (% 83.3); doğa keşfi (% 80); bisiklet turizmi (% 76.7); kamp/karavan turizmi (% 60); izcilik (% 40)‟lık oranlara sahiptir. Mülakata katılanlar, çevreye duyarlılık, bilinçlendirme faaliyetlerinin gerekliliği, çevreye zarar vermeyen işletmecilik ve doğal çevrenin çok önemli olduğu anlayışına tam destek vermişlerdir. Sonuçlar, yöre insanının, yörede gerçekleştirilecek eğitim, bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri ile teşvik taleplerinin var olduğunu göstermesi açısından anlamlıdır. Eldeki bulgular, şu an aktif olan işletmelerin ve aynı zamanda yeni kurulacak işletmelerin ekogirişimci anlayışa sahip olabilecekleri şeklinde yorumlanabilir. Köy Muhtarı ile yapılan mülakatta, okulların tatile girdiği yaz aylarında Nazarköy‟ü ziyarete gelenlerin sayısının çok azaldığı; kışın ise turlar aracılığıyla Türkiye‟nin her yerinden köye ziyaretçi akını olduğu; kendi imkânları ve özel arabaları ile köye gelenlerin genellikle hafta sonlarında Manisa, İzmir, Aydın gibi yakın illerden geldiği; hafta sonlarında ziyaretçi sayısının 3000-4000 civarında olduğu ve gelenlerin %80‟nin orta yaşlı olduğu belirtilmiştir. xviii Nazarköy‟ün gözlenen en büyük sorunu, gelen turistlerin konaklama ihtiyacını karşılayabilecek tesislere sahip olmamasıdır. Konu ile ilgili yöre halkının bilinçlendirilmesi ve desteklenmesi önerilmektedir. Nazarköy, farklı ekoturizm kaynakları bakımından eşsiz güzelliklere sahip bir yerleşim birimi olarak değerlendirilebilir. Nazarköy‟de her yıl Mayıs ayında yapılan “Nazar Boncuğu Festivali” el sanatları kapsamında üretilen ürünlerin satılmasına aracılık etmekte ve yöre halkının gelir elde etmesine yardımcı olmaktadır. Nazarköy‟ün İzmir‟e yakınlık ve değerli bir mirası (nazar boncuğu üretimini) elinde bulundurma avantajına sahip olduğu dikkate alındığında, Türkiye, Ege Bölgesi ve İzmir ekseninde Nazarköy‟ün, önemli bir ekoturizm ve ekogirişimcilik merkezi olarak değerlendirilebileceği; 2015-2018 Türkiye Girişimcilik Stratejisi Eylem Planı kapsamında geliştirilmesi, desteklenmesi ve özendirilmesi hedeflenen girişimcilik ve ekogirişimciliğe ev sahipliği yapabilecek potansiyelde olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ekoturizm, Ekogirişimcilik, Nazarkö Daha fazlası Daha az

Demirköprü Baraj Gölü’nde sazan (Cyprinus carpio L., 1758) türü için kullanılan uzatma ağlarının av verimliliği ve seçiciliğinin belirlenmesi

Şen, Yusuf

Yüksek Lisans | 2016 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi

Bu çalışmada Manisa ili Köprübaşı İlçesi’nde yer alan Demirköprü Baraj Gölü’nde ticari balıkçıların sazan (Cyprinus carpio L., 1758) avcılığında kullandıkları 65, 70, 75, 80 mm ağ göz genişliğine sahip multifilament uzatma ağlarının av verimliliği ve seçiciliğini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada Haziran 2015 - Haziran 2016 tarihleri arasında 30 avcılık denemesi gerçekleştirilmiştir. Toplam boyları 8 ile 82 cm arasında değişen 239 adet sazan yakalanmıştır. Birim av miktarı (BAVM) en yüksek değer 65 mm göz genişliğindeki ağdan elde edilmiştir. 80 mm ağ göz genişliğindeki ağın asgari avlanabilir boy (40 cm) altındaki bireyleri en az . . . oranda avlayan ağ olduğu tespit edilmiştir. Seçicilik analizleri, SELECT metodu (Millar, 1992) esas alınarak GİLLNET (Constat, 1998) bilgisayar programı ile yapılmıştır. Seçicilik parametreleri, en düşük standart sapma değerini veren Normal Scale modeliyle hesaplanmıştır. Bu modele göre, 65, 70, 75 ve 80 mm göz genişliğine sahip ağların optimum yakalama boyları sırasıyla 53,29 cm, 57,39 cm, 61,49 cm ve 65,59 cm olarak hesaplanmıştır. Demirköprü Baraj Gölü’nde ticari balıkçıların sazan avcılığında kullandıkları 65, 70, 75, 80 mm göz genişliğinde multifilament uzatma ağlarının sazan stoğunun devamlılığı açısından tehdit oluşturmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Seçicilik, Av Verimliliği, Uzatma Ağı, Sazan (Cyprinus carpio), Select metodu, Demirköprü Baraj Gölü Daha fazlası Daha az

Ergonomik risk analizi yöntemlerinin karşılaştırılması ve bir kalıp imalat firmasında uygulanması

Neşeli, Cansu

Yüksek Lisans | 2016 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi

ÖZET Günümüzde ilerleyen teknolojilere rağmen insan gücüyle yürütülen işler bakımından çalışanlardaki kas iskelet sistemi rahatsızlıkları gittikçe artmaktadır. Bu da çalışanların işlerinde verimsiz olmasına yol açtığı için işletmelerin maddi kayıplar yaşamasını ve işlerini yetiştirememesini de beraberinde getirmektedir. Olası rahatsızlıkların ortaya çıkmadan önlemlerinin alınması için, işlerin ergonomik risk analizinin yapılması, insan üzerinde fiziksel zorlamaya neden olan faktörlerin belirlenmesi ve bu faktörlerin ortadan kaldırılması için gerekli düzeltici önlemlerin alınması gerekmektedir. . . . Daha fazlası Daha az

Beş yıldızlı otel işletmelerinde markalaşmanın tüketici satın alma davranışı üzerine etkileri: İzmir örneği

Şener, Ebru

Yüksek Lisans | 2016 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi

Günümüzde tüm sektörlerde olduğu gibi turizm sektöründe de büyük bir rekabet söz konusudur. Turizmin lokomotifi durumunda olan otel işletmeleri de rekabet üstünlüğü sağlayabilmek için markalaşmaya yönelmektedir. Markalaşma faaliyetleri sırasında otel işletmeleri; imaj, güven, müşteri memnuniyeti ve kalite gibi konulara yönelmekte ve bu sayede markalaşmanın sağladığı avantajlardan yaralanabilmektedir. Bu çalışmanın amacı markalaşan beş yıldızlı otel işletmelerinin, tüketicilerin satın alma davranışı üzerinde ki etkilerini ortaya koymaktır. Bu bağlamda İzmir kent merkezinde yer alan 5 adet beş yıldızlı otel (Swiss Otel – Grand Efes, M . . .övenpick Hotel, Renaissance İzmir, Wyndham Grand İzmir ve Hilton İzmir) seçilmiştir ve araştırmanın örneklemini aynı otellerde konaklayan toplam 368 otel müşterisi oluşturmaktadır. Müşterilerden anket yöntemi ile toplanan veriler, SPSS 22.0 programı ile değerlendirilmiştir. Bu araştırmadan elde edilen veriler sonucunda markalaşmanın tüketicilerin satın alma davranışı üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu görülmüştür Daha fazlası Daha az

Destinasyon çekicilik unsuru olarak mutfak turizmi (İzmir Yarımadası örneği)

Zağralı, Egem

Yüksek Lisans | 2014 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi

Ġnsanların seyahat etme nedenleri arasına her gün bir yenisi eklenmektedir. Rakiplerinden farklı çekicilikler sunabilen destinasyonlar, istek ve beklentileri büyük bir hızla değiĢen turistleri kendilerine çekmekte daha baĢarılı olmaktadır. Bu çalıĢmada destinasyonlarda çekicilik unsuru olarak son dönemlerde bilinirliği artmakta olan mutfak turizminin Ġzmir Yarımadası için uygulanabilirliği değerlendirilmiĢtir. ÇalıĢmanın bilimsel yazın bölümünde; ilk olarak turizmde destinasyon kavramı ve destinasyon çekicilik unsurlarına yer verilmiĢtir. Daha sonra mutfak turizmi ile ilgili tanım ve kavramlardan bahsedilmiĢ ve mutfak turizminin des . . .tinasyonların rekabet edilebilirliğine olan katkısı irdelenmeye çalıĢılmıĢtır. AraĢtırmada, mutfak turizminin destinasyonlarda çekicilik unsuru olarak uygulanabilirliği; turistlerin görüĢleri alınarak belirlenmeye çalıĢılmıĢtır. Tatil için Ġzmir Yarımadası’nda bulunan ilçeleri tercih eden yerli-yabancı turistlerin yerel mutfak hakkındaki düĢünceleri yapılandırılmıĢ bir anket formu yardımı ile toplanmıĢ ve incelenmiĢtir. Yerli-yabancı turistlerden anket yöntemi ile toplanan veriler, SPSS programı ile değerlendirilmiĢtir. AraĢtırmadan elde edilen veriler ile yerli ve yabancı turistlerin Ġzmir Yarımadası’nın yerel yemeklerini beğendikleri fakat destinasyon tercihlerinde çekicilik unsuru olarak yerel yemeklerin ilk sırada yer almadığı tespit edilmiĢtir. Son olarak Ġzmir Yarımadası’nda mutfak turizminin geliĢtirilebileceği belirlenmiĢtir Daha fazlası Daha az

Başkan Barack Obama dönemi Amerikan Birleşik Devletlerinin Ortadoğu politikaları

Tutar, Necmiye

Yüksek Lisans | 2015 | İzmir Katip Çelebi Üniversitesi

2009 yılında başkanlığı George Bush’tan devralan Obama, ilk iş olarak Amerika’nın dünyada “sarsılmış” imajını düzeltmek için hazırlık çalışmaları yapmış ve değişim yanlısı olarak başkanlığı devralmıştır. Anakra ve Kahire’de yaptığı konuşmalar ile Orta Doğu konusundaki değişim yanlısı politikalarının ilk temelini atmıştır. Obama “yumuşak güç” politikasına dayalı doktrinler geliştirmiştir. Bu çalışmanın amacı, Obama’nın kendi geliştirdiği doktrinler çerçevesinde Orta Doğu’da meydana gelen olayları ele alış biçimini incelemektir. ABD’nin genel olarak Orta Doğu politikası, önemi ve özelde de bölgesel müttefikleri ile geliştirdiği işb . . .irlikleri ve barışı sağlamak için müttefiki olmayan diğer unsurlarla (İran, Suriye ve Taliban) ilişkilerinin analizi yapılmıştır. Obama döneminde gerçekleşen “Arap Baharı”nda izlenen politikalar incelenmiştir. Obama yönetimi, Bush döneminden farklı olarak olayları öncelikle diplomatik yollarla çözmeyi tercih etmiş; mümkün olmayan durumlarda ise NATO, BM gibi çok uluslu örgütlerin onayı ile çözüm yolu arayışına gitmiştir. İster yumuşak güç kullanılsın isterse de sert güç, ABD’nin çıkarları doğrultusunda hareket edilen tek bir politikanın, iktidara gelen parti ya da başkan gözetmeden uygulandığı tezi öne sürülmüştür Daha fazlası Daha az


6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yükümlülüklerimiz ve çerez politikamız hakkında bilgi sahibi olmak için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.


Bu site altında yer alan tüm kaynaklar Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.